Kendinizin, ekibinizin, ailenizin ve çevrenizin gelişimini önemsemek ve bu doğrultuda liderlik yapmak, sürdürülebilir bir ortam yaratmak için “Duygusal Zeka” önemli. “Duygusal Zeka” terimi her ne kadar popüler kültür ögesi olarak algılansa da aslında altı bir o kadar dolu ve önemli bir kavram. Duygusal Zeka duygular ile akıllı olmaktır. Farkındalık yaratmak amacıyla “Duygusal Zeka” ile ilgili sizler için derlediğimiz notları aşağıda bulabilirsiniz.

Duygular hem birey hem de tür olarak hayatta kalmamız açısından büyük önem taşır. İçinde yaşadığımız dünya son derece karmaşıktır ve duygulara erişmek, uyumlu davranabilmek bakımından önemlidir. Duygular davranışımızı motive eder ve düşüncemizi bize faydalı olacak
biçimlerde odaklar.

Duygu ve zeka gibi; tanımı üzerinde hala yoğun bir şekilde tartışılan iki kavramın meydana getirdiği “Duygusal Zeka” kavramı literatürde özellikle son yıllarda geniş yer bulmaktadır.

Duygusal zekâ, en basit anlatımı ile, kişinin sahip olduğu zeka potansiyelini nasıl açığa çıkarabileceğini ve doğru biçimde nasıl kullanabileceğini gösteren; duyguları tanıma, anlama ve etkili bir şekilde kullanma yeteneğidir. Duygusal zekâ sahibi kişiler, empati yeteneği olan ve farklı rollerde dahi duygulara hitap edebilen kişiler olarak tanımlanırlar. Duygusal Zekâ, kişinin kendisinin yanı sıra başkalarının duygularını da gözleme yeteneği (Bu sözü söylersem acaba karşı taraf ne hisseder?), onları ayırt edebilme ve bu bilgiyi düşünce ve davranışlarına rehber olarak
kullanabilmesi olarak da açıklanabilir.

Duygusal zekayı tanımlayan ilk bilim insanları, John D. Mayer ve Peter Salovey 1990 yılında kavramı;

“kendinin ve başkalarının duygularını izleme, bunlar arasında ayırım yapma ve buradan elde ettiği bilgileri düşünce ve davranışlarına yön vermede kullanabilme yeteneği” olarak
açıklamışlardır.

John D. Mayer ve Peter Salovey

Mayer ve Salovey 1997 yılında ise duygusal zeka kavramını yeniden ele alarak daha kompleks bir tanımlama yapmışlardır. Bu yeni tanımda; “duyguları tanıma, anlama, ifade ve analiz etme; duyguları düşüncede kaynaştırma; duygusal bilgiyi kullanma ve entelektüel ve duygusal
gelişimi destekleme, duyguları düzenleme yeteneği olarak açıklanmıştır.

Daniel Goleman 1995 yılında yayınlanan ve duygusal zeka kavramının tanınmasına büyük ölçüde katkı sağlayan “Duygusal Zeka Neden IQ’dan Daha Önemlidir” adlı kitabında, duygusal zekayı; kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yoluna devam edebilme, dürtüleri kontrol ederek tatmini erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi engellemesine izin vermeme, kendini başkasının yerine koyabilme ve umut besleme yetenekleri olarak tanımlamaktadır.

Bar-On duygusal zekayı tanımlamanın güçlüğüne dikkat çekerek kavramı; çevresel talep ve baskılarla başa çıkmada başarılı olmada bireyin yeteneğini etkileyen bilişsel olmayan kabiliyetler, yeterlilikler ve beceriler dizisi olarak nitelendirmektedir. Duygusal zeka; duyguların gücünü
ve hızlı algılayışını, insan enerjisi, bilgisi, ilişkileri ve etkisinin bir kaynağı olarak duyumsama, anlama ve etkin bir biçimde kullanma yeteneğidir.

Duygusal zeka; kişinin kendisinin ve başkalarının duygularını tanımayı ve değerlendirmeyi öğrenmesinin yanı sıra duygulara ilişkin bilgileri ve duyguların enerjisini günlük yaşama etkin bir şekilde yansıtarak duygulara uygun tepkiler verilmesini sağlar.

Duygusal zeka hakkında araştırma yapan bilim adamlarından biri de Reuven Bar-On’dur. Bar-On’un duygusal zeka modeli, “Neden bazı bireyler hayatta diğerlerine göre daha başarılı olma kabiliyetine sahipler?” sorusuna cevap vermek durumundadır.

Bar-on çalışmaları sonucunda başarıya dair beş ayrı işlev belirlemiştir. Bar-On duygusal zeka modeli; zekanın kişisel, duygusal ve sosyal boyutları gibi bilişsel olmayan zeka faktörlerini de içermektedir. Bu faktörlerin ortak özelliği, kişinin gündelik hayatla başa çıkabilmesi açısından bilişsel zekadan daha etkin olmalarıdır.

Bu açıdan Bar-On’un duygusal zeka modeli zihinsel yeteneklerle (kişinin kendinin farkında olması gibi) zihinsel yeteneklerden ayrı olarak kabul edilen bazı özellikleri (kişisel bağımsızlık, kendine saygı ve ruh hali) birleştiren karma bir modeldir (Bar-On, 2006, s.15-16). Bar-On duygusal zeka modelinde, duygusal zekayı kişisel EQ, kişiler arası EQ, stres yönetimi, uyum ve genel ruh hali olmak üzere beş bölümde incelemektedir.

Bu beş bölüm de kendi arasında alt boyutlara ayrılmaktadır.

  1. Kişisel EQ kendi içinde; duygusal öz farkındalık, girişkenlik, benlik saygısı, kendini gerçekleştirme ve bağımsızlık olarak ayrılır.
  2. Kişiler arası EQ; empati, sosyal sorumluluk ve kişiler arası ilişkiler olarak kendi içinde üç bölüme ayrılır.
  3. Şartlara ve çevreye uyum EQ; problem çözümü, gerçeklik testi ve esnekliği içeren üç bölümden oluşur.
  4. Stres yönetimi EQ; stres toleransı ve dürtü kontrolünü içerir.
  5. Genel ruh hali EQ; mutluluk ve iyimserliği içerir.

Psikolog Dr. Daniel Goleman, 1995 yılında yayımlanan Duygusal Zekâ Neden IQ’dan Daha Önemlidir? kitabıyla akademi dışındaki insanların da duygusal zekâ kavramıyla tanışmasını sağlamıştır. Dr. Goleman’a göre duygusal zekânın beş bileşeni bulunmaktadır.

Duygusal Zekanın 5 Bileşeni

  • Öz Bilinç
  • Duygu Yönetimi
  • Motivasyon
  • Empati
  • Sosyal beceriler.

Yapılan çalışmalar, duygusal olarak zeki kişilerin çevreleriyle daha uyumlu ve daha mutlu olduğunu gösteriyor. Bu bireyler, kişisel yeteneklerinin farkında olup duygularını kontrol edebilen, kendilerinin ve arkadaşlarının motivasyonunu artıran, öz güveni yüksek, sorumluluk sahibi ve sonuç odaklı kişilerdir.

Duygusal Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri

  • Kendini tanır.
  • Duygularını kontrol edebilir (Kızgınlık, korku, üzüntü, coşku)
  • Empati gösterebilir.
  • Kendi beden dilini kontrol edebilir ve başkalarının beden diline duyarlıdır.
  • Hayata karşı olumlu bir bakış açısına sahiptir.
  • Yaratıcıdır.
  • İnsan ilişkileri kuvvetlidir.
  • Umut besler.

Peki bir kişinin sahip olduğu duygusal zekâ seviyesi geliştirilebilir mi? Evet, duygusal zekâ seviyemizi çeşitli yollarla geliştirebiliriz. Örneğin kendimizi ne zaman mutlu, üzgün veya kızgın hissettiğimizi fark ederek, bunun nedenini anlamaya çalışarak ve duyguların bizi nasıl etkilediğini
gözlemleyerek duygusal zekâ seviyemizi artırabiliriz. Ayrıca çevremizdeki diğer insanları dinlemek, neler yaşadıklarına dikkat etmek ve kendimizi onların yerine koyup empati yapmak da duygusal zekâ seviyemizi geliştirmemize yardımcı olur.

Duygusal zekanın %50’sinin genetik kodlarla aktarıldığı bilinse de kalan %50’lik kısmı yaşam boyunca geliştirilebilecek bir kasa benzetmek mümkün. Yani nasıl vücudunuzda bulunan bir kası düzenli olarak çalıştırdığımızda o kas zamanla güçleniyor; esneklik ve direnç kazanıyorsa, aynı
denklemin duygusal zeka için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

İşyerinde duygusal zeka, çatışmaları ortadan kaldırabilir ve daha iyi performansa ulaşmayı sağlayabilir. İşyerinde etkin bir şekilde iletişim kurma yeteneği, genel üretkenliği artırabilir ve güçlü bir ekip oluşturabilir. Çalışanlar birbirleriyle fikir alışverişinde bulunur ve başkalarının görüşlerini dikkate alırsa, daha fazla iş birliği yapmak ve birlikte en iyi çözümü bulmakla ilgileneceklerdir.

Duygusal zekası yüksek olan bireyler; iletişim, satış, eğitim, danışmanlık, pazarlama, insan kaynakları, reklam ve kurumsal iletişim gibi departmanları başta olmak üzere iletişim gerektiren ve kreatiflik içeren alanlarda daha çok tercih edilmektedir. Bununla birlikte her iş alanında
da faydasını görmek mümkündür.

Duygusal Zekanın Liderlikte Önemi

Daniel Goleman’a göre büyük liderleri sıradan liderlerden ayıran en önemli unsur IQ veya teknik beceriler değil duygusal zekadır. Yapılanaraştırmaya göre bir şirketteki kıdemli yöneticiler duygusal zeka yeteneklerini belirli bir seviyeye çıkardıklarında, çalıştıkları bölümün performansı
%20 oranında artmaktadır.

İyi bir lideri; sakin, güven verici bir tavrı olan ve durum ne olursa olsun kontrolü elinde tutan biri olarak düşünebiliriz. Kendini tanıyan, bilen ve yönetebilen lider; öz güvenlidir ve bu güveni çevresinde de yaratabilir.

Lider; şefkatli bir dinleyicidir, net ve öz ifadelerle konuşur, hayata ve olaylara yüksek bir anlayış ve kavrayışla bakabilir. Kararlı ve sabırlıdır, kendi duygularını önetebilir, diğerlerinin duygularını da tutabilir ve yönetebilir. Tüm bu davranışlar, liderin duygusal zeka kapasitesinin yansımasıdır. Bir liderin amacı; görevi başarıyla tamamlamak, bunu yaparken ekibi bir arada tutmak ve herkesin coşkuyla ve güçlü yönleriyle oyunda yer almasını sağlamaktır.

Duygusal zekanın bileşenlerini yönetsel olarak inceleyecek olursak;

1.Öz Farkındalık
Liderin kendisinin farkında olmasını, onu neyin harekete geçirdiğini, güçlü yönlerini, zayıflıklarını, aydınlığını ve karanlığını bilmesini ifade eder. Kendinin farkında olan lider; duygularını bilir, ne hissettiğini fark ederek, kendini yönetebilir. O nedenle liderin öz farkındalığa sahip olması,
duygusal zekasını geliştirmesi için ilk basamaktır.

2. Öz Yönetim
Lider ne söylediğinin ve ne yaptığının üzerinde söz sahibidir. Öncelikle kendi davranış ve tutumlarından sorumludur. Kendini kontrol eder ve yönetir. Değerlerine sahip çıkar, onları yaşatır, kendini yönetme becerisiyle diğerlerine de öncülük edebilir, değişimi başlatabilir, uyum
sağlayabilir, iş birliği yaratıp yaratıcılık için alan yaratabilir.

3.Sosyal Farkındalık
Sosyal farkındalık, liderin ekip üyelerinin duygularını tanımasını ve onların duygusal yapılarını iyi anlamasını ifade eder. Ekip üyelerinin duygusal dünyasını kavramayan lider, ekibinin tepkilerini ön göremez. Bu alan, liderin empati becerisini sergilediği yerdir.

Elde tutma, sadakat yaratma, inançlı, işini seven ve daha iyisini yapmak için yapabildiğinin en iyisini yapan takımlar yönetmek, yetenek geliştirebilmek gibi tüm yetkinlikler; liderin bu alandaki gücünü gösterir. Sosyal farkındalık, öncelikle ekip üyeleriyle temas kurmayı gerekli kılan bir yerdir. Ekip üyeleriyle her anlamda temas kurmayan bir liderin, ekibiyle bağ kurabileceğini düşünemeyiz.

4. Sosyal Beceriler
Sosyal becerileri kuvvetli liderler, iyi iletişim kurabilir. İletişim becerileri sayesinde çatışmaları çözebilir, ekibi motive edebilir, iletişim kurmanın farklı yöntemlerini oluşturabilir, ilham verir. Sosyal becerileri kuvvetli liderler ekip üyeleri tarafından desteklenir, rol model olur ve ekip üyelerinde inanç oluşturur.

Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir.

Cenk Akıncılar

Sevgilerimizle,
Cenk Akıncılar
Selin Gülgeç

Kaynaklar
Mayer ve Salovey modeliyle ilgili akademik makaleler,
Cooper ve Sawaf modeliyle ilgili akademik makaleler
Joshua Freedman/Erdem Ercan Liderliğin Kalbinde – Duygusal Zeka ile Sonuç Almak,
Daniel Goleman – Duygusal Zekâ Neden IQ’dan Daha Önemlidir?
Daniel Goleman – Duygusal Zeka ve Liderlik,
HBR-Lideri Lider Yapan Nedir?

You May Also Like

Hizmetkar Liderlik

Geleceği, değer bilen hizmetkar liderlerin şekillendireceğine inanıyorum. Bu yazımda hizmetkar liderlik kavramını çeşitli kitaplardan okuduğum ve kendi görüşlerim…