İnanmak” nedir? Sözlükte güven içinde bulunmak, korkusuz olmak olarak yer alıyor anlamı. Peki “Öz”nedir? Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı. Bu durumda kendine inanmanın da kendine, yani özüne güvenmek, kendi gerçekliğini dünyanınki ile örtüştürmek olduğunu söyleyebiliriz. İnanmak, imkansızı imkanlı kılan en büyük etmendir. Bu yüzdendir ki insanın önce kendisine ve hayallerine inanması gerekir.

Bu yazıda kendine güvenmenin, kendine olan saygının başarıya giden yolda ve hayallerin
gerçekleşmesinde ne kadar etkili olacağından bahsedeceğiz. İnanmak başarmanın yarısıdır ne de olsa

Özgüven, kişinin yapısını oluşturmada en büyük etkenlerden biridir. Kişi özgüveniyle hayatta yer alır ve
özgüveniyle ilerler. Birey dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren güven duygusunu kazanmaya başlar.

Timeless clean perfume

İnsan belirli hedeflere varmak için çaba sarf eder. Bu çabanın sonucundaki başarı ya da
başarısızlık onun özgüven duygusunun gelişimini olumlu veya olumsuz olarak etkiler. Çoğu toplumda özgüven, yaygın olarak değerli bir bireysel varlık olarak kabul edilir.

Özgüven kavramı geçmişten günümüze gerek psikolojide gerekse sosyal bilimlerin diğer alanlarında üzerinde en çok çalışılan, en çok araştırma yapılan kavramlardan biri olmuştur. Yapılan araştırmalar ve ortaya atılan hipotezler öz güven olgusunun kişinin ruh sağlığı, başarı ve mutluluğundaki önemini ön plana çıkarmıştır.

Özgüven, kişiliği oluşturan kavramlardan biridir. Kişinin kendisini değerlendirmesi sonucunda oluşan öznel bir olgudur. Özgüven, yaşanan anların mutlu, doyumlu, anlamlı, sevecen ve dengeli olmasının psikolojik ön koşuludur.

Özgüven insan yaşamında önemli bir yere sahiptir ve insanların istedikleri gibi davranabilmeleri için itici bir güç görevi görür.

Özgüveni yüksek kişi değiştiremeyeceği koşulları kabul eden, değiştirebileceği koşulları değiştirecek cesareti gösteren ve değiştirebileceği koşullarla değiştiremeyeceklerini ayırt edebilecek bilgeliğe sahip insandır.

Huzurludur, mutludur ve çevresini de mutlu eder. Özgüveni düşük kişi ise kendisini başarılı hissetmek için başkalarının onayına ve beğenisine ihtiyaç duyar. Başarısızlıktan korkar ve mücadeleden kaçar, eleştirilere tahammül edemez.

Peki öz güvenimizi nasıl artırabiliriz?

  • Gerçekçi olun
  • Kendinizi ve çevrenizi farklı açılardan görmeyi deneyin
  • Zaman zaman riskler alın
  • Güçlü yanlarınızı geliştirin, zayıf noktalarınıza takılmayın
  • Başarılarınıza odaklanın
  • Olumlu düşüncelere odaklanın

Kişinin kendi öz saygısını geliştirmesi onun güçlü, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam sürebilmesinin temelini oluşturmaktadır. Özsaygı neredeyse hepimizin hayatını etkileyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Duygusal dengeden akademik başarıya, sağlıklı ilişkilerden kişisel doyuma kadar birçok faktörle ilişkilidir. Özsaygı, kişinin kendi iç dünyasını şekillendirirken dış dünya ile daha sağlam ilişkiler kurmalarını sağlayan önemli bir kişilik temelini oluşturur.

Özsaygı aynı zamanda kişinin kendisine duyduğu güveni de geliştirir. Kendisine güvenen bir kişi
hayatında karşılaşacağı zorluklar ile başa çıkabileceğine inanır. Zorlukları daha rahat aşacakları için özsaygıları da gelişecektir.

Bir kişi kendine saygı duyduğunda, daha fazla öz disipline sahip olur ve kendini motive etmesi daha kolaydır. Bu kişinin hedeflere ulaşmasını daha da kolaylaştırır ve kişiyi daha azimli birisi haline getirir.

Özsaygı kazanmanın en temel koşulu kişinin kendisini tanımasıdır. Kişi kendi güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olarak kendisini bu şekilde kabul edebilmeli ve kendi kişisel gelişimi için çaba sarf etmelidir.

Bu durum kişinin kendisine olan saygısını kazanmasına olanak tanır. Bu aynı zamanda kişinin kendi hedeflerini belirlemesine, becerileri konusunda gelişim göstermesine ve olumlu bir şekilde ilerlemesine yardımcı olabilir.

  • Kendinizi Olduğunuz Halinizle Kabul Edin
  • Kendinize İnanın
  • Gerçekçi Hedefler Belirleyin
  • Mükemmeliyetçi Olmayı Bırakın
  • Başarılarınızı Göz Ardı Etmeyin
  • Sınırlarınızı Belirleyin
  • Kişisel Gelişiminizi İhmal Etmeyin
  • Kıyaslama Yapmayın

Hülya Mutlu Bu Bir Yatırım Tavsiyedir kitabında hayatta yapabileceğiniz en sağlam, en tutarlı ve geri dönüşü en kesin yatırım psikolojinize, daha doğrusu psikolojik sermayenize yapacağınız yatırımdır. Psikolojik sermayesi güçlü olan insanlar güçlüklerle karşılaşınca yılmaz. Zorluklarla nasıl başa çıkabileceklerini bilirler. Daha çabuk toparlanırlar ve güçlü dururlar.

Psikolojik sermaye geliştirilebilen bir olgudur. Bu nedenle, psikolojik sermayenin ne olduğu kadar nasıl artırılabileceği ve yönetilebileceği de örnek uygulamalarla zengin bir rehber niteliğinde anlatıyor ve “Hayatın karşımıza ne tür güçlükler çıkaracağını bilemeyiz ama karşımıza çıkan güçlükleri nasıl aşabileceğimizi öğrenebiliriz.” diyor.

Kendinize yani özünüze inandığınızda, başarıya ve hayallerinize giden yolda daha istekli ve güvenli ilerleyebilirsiniz. Özgüven, motivasyon ve kendine güven, başarılı olmak için gereklidir. Başarılı insanlar kendilerine inanmanın ve başarma isteğinin önemini anlar. Başarıya giden yolda kendine inanmak ve başarmak, kişisel gelişim için de büyük bir adımdır. Kendine inanmak, hayatınızı daha mutlu ve tatmin edici hale getirebilir. Soru şekli de çok önemli, “Sende iyi gitmeyen ne var?” yerine “Sende iyi giden ne var?” fark yaratan ve güçlü yönlere odaklayan bir sorudur.

Gözde Berber Özbalaban Atlet Zihninde Yaşamak“kitabında teknolojiyi kullanma biçimimiz bize artık faydadan çok zarar verirken, hayat sürekli bir ‘koşma’ hali ile akıp giderken, zorlayıcı haberler, belirsizlikler, kaygılarımızı mütemadiyen tetiklerken, kendimize bakmayı unutuyoruz. İnsanlığın en büyük rehberi olabilecek duygularımızı susturuyoruz.

Zihnimizin içindeki kaosu dindirmek için geçici çözümlere sığınıyoruz. Kaybettiğimiz anlamı aramak yerine, kendimizi uyuşturuyoruz.

Eğer doyumlu bir hayat yaşamak, kendimizin daha gerçek bir versiyonuna ulaşmak gibi dertlerimiz varsa, ki olmalı, öz’ümüzle yeniden bağ kurmayı hatırlamak, ihtiyaçlarımızı duymaya dair biricik bir ‘mücadele’nin bize Sınıflandırma: Genel / Kişisel Veri İçermez özel yollarını öğrenmek durumundayız. Ve bu mücadele muazzam bir bilinçli varoluş halini, farkındalığı, anlamlı seçimler silsilesini hepimiz için şart kılıyor.” diyor.

Başarı, herkes için farklı bir şey olabilir. Kimi insanlar için başarı zenginlik, kimi için mutlu bir aile hayatı, kimi için ise mesleki başarıdır. Ancak başarıya giden yolda ortak bir nokta vardır: Kendine inanma ve başarma isteği.Hangi alanda olursa olsun, başarılı olmak için kendine inanmak ve hedef belirlemek önemlidir.

Kendine inanmak, başarma isteği ve hedeflere odaklanmak, başarıya giden yolda size güç katar. Başarıya ulaşmak kolay değildir, ancak doğru adımlarla ve inanarak başarılı olabilirsiniz. Bu nedenle, kendinize inanın ve başarıya giden yolda adım adım ilerleyin!

En büyük motivasyonunuz olsun mutluluk ve öğreti. Her adımda daha sağlam basın yere. Ve dimdik durun “ben yapabilirim” diye. Hedefinize ulaşama sürecinizde çevrenizde sizi destekleyen insanlar olacaktır. Hatta desteklemeyen insanlar da çıkacak karşınıza. Bu sizi şaşırtmasın. Size kimin inanıp kimin inanmadığı önemli değil zaten. Önemli olan sizin kendinize olan inancınız. Ancak böyle çıkabilirsiniz sınırlarınızın dışına. Böylelikle farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Çevrenize faydalı olabilirsiniz. “Kendine iyi gelmeyen hiç kimse, bir başkasına iyi gelemez.” Kendimize her anlamda ruhsal ve sağlıklı bütünsel şekilde iyi olacağız ki çevremize faydamız artsın, iyilik ve anlam amaç inancı yayılsın.

Oktay Mahmuti’nin de ifade ettiği gibi yetenek, bilgi, birikim önemli ama “tutku” olmadan koca bir sıfır. Başkaları ile yarışmayın bu “hırs”tır, kendiniz ile yarışın bu “tutku”dur. Hayalleriniz sizin ve siz onlarla güzelsiniz. Hayalleriniz için de kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.

Psk.Emrah Yolaç ise Sapere Aude Düşünceden Duyguya kitabında “Bilmeye cesaret edin!” ve Gelin kendimiz hakkında ne bildiğimizi beraber sorgulayalım diyerek, farkındalığımıza odaklıyor. Keşke ile başlayacağınız kaç cümle kurarsınız? Aslında siz kimsiniz? Neyi seversiniz? Nelerden hoşlanırsınız? Kendinize ne kadar değer veriyorsunuz? Kendinizi değerli hissetmek için gerçekten de mükemmel olmanız mı gerekiyor? Kimin kurallarına göre yaşıyorsunuz? Ne yapmak sizi gerçekten mutlu ediyor?


Hayat sizi tatmin ediyor mu? Çekinmeden, korkmadan, derinliklerinizde duyduklarınıza cesaretle sahip çıkıyor musunuz? Sapere Aude sihirli bir değnek değil tabii ki. Ancak bu soruları kendinize sorarak yaşam pratiğiniz içinde gerçekçi cevaplara ulaşmanızı sağlayacaktır.

Ve bu yazımız içinde Erdem Ercan’dan bahsetmeden olmazdı. Merak ve öğrenme arzusunu canlı
tutmak çok değerli, bizi yaşamda tutan en temel duygulardan ikisi. Bu iki duygu hayattaki amacı ve anlamı daha diri tutuyor ve alınan keyif, verimliliği artırıyor. İstediğimi yapabilecek kadar güçlü
hissediyorum ve yapabilirim diyebilmek değerli. Bunun için de duygusal zeka ve duyguları akıl ile
kendimizi yönetmenin, duygusal dayanıklılığın önemi çok değerli.

“Kendine inan. Düşündüğünden daha cesur, bildiğinden daha yeteneklisin ve hayal ettiğinden daha
fazlasını yapabilirsin.”

Roy T. Bennet

KAYNAK

Gözde Berber Özbalan, Atlet Zihninde Yaşamak, Hülya Mutlu, Bu Bir Yatırım Tavsiyesidir, Oktay Mahmuti, Psk.Emrah Yolaç,
Erdem Ercan, Kumru, Mustafa. Genç Yetişkinlerde Sorumluluk Duygusunun Özgüven, Suçluluk ve Utanç Bağlamında
Incelenmesi. Marmara Universitesi (Turkey), 2022.
Okyay, Büke. Yönetici ve çalışanların özgüven düzeyleri ile kişisel gelişim inisiyatifi alma becerilerinin karşılaştırılması. MS
thesis. Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2012.

You May Also Like

Hizmetkar Liderlik

Geleceği, değer bilen hizmetkar liderlerin şekillendireceğine inanıyorum. Bu yazımda hizmetkar liderlik kavramını çeşitli kitaplardan okuduğum ve kendi görüşlerim…