Merhaba, bu dönem okuyacağımı ilettiğim kitap notlarım; Üçüncü kitap;
“Kadın Liderin Zirve Yolculuğu; Duygu Alptekin Gursu” Duygu Alptekin Gürsu, M.A., MCC, ACTC
Emeklere sağlık. Hep birlikte başaracağız.
BUGÜN GELDİĞİMİZ YER
Günümüzde karşılaştığımız zorlukları düşününce, kurumların dönüşmesi kaçınılmaz görünüyor. Bununla birlikte, gitgide karmaşık bir hâl alan ihtiyaçları ve talepleri karşılamak için liderliğin de gelişip dönüşmesi şart. Bu amaçla empati, gelişme, büyüme, başkalarının gelişimi ve işbirliği yetkinlikleri –yani, kadınların doğal biçimde başarılı olduğu yetkinlikler– kilit önem taşıyor. Yine de dünya nüfusunun yarısını oluşturmalarına rağmen kadınlar, yöneticilik görevlerinde ve başka üst kademe liderlik pozisyonlarında büyük ölçüde yetersiz.
Hızlıca günümüze gelecek olursak, bu durum biraz iyileşmiş olsa da çok fazla bir düzelmeden bahsedilemez. Küresel olarak, kadınlar artık yönetim kurulu üyelerinin yüzde 19,7’sini oluşturuyor; bu oran Türkiye’de yüzde 17,5 ve ABD’de ise yüzde 24. Gelelim bu rakamların, kadın kotalarının uygulandığı Fransa’da yüzde 43 ve Norveç’te yüzde 42 ile ani bir artış gösterdiğini görüyoruz. Yine de bütün kadınların koşulları tam olarak benzer.
Kurumlar sadece kısa vadeli hedeflere ulaşmaktan daha fazlasını yapmalılar: Evrilmeli, uyum sağlamalı, dışarıdan gelen zorluklarla daha iyi baş etmek için kurum içi kültürlerini beslemeliler. Kadınlar, güçlü işbirliğine ve empatiye yatkın oluşlarıyla bu dönüşümsel çabalar esnasında liderlik etmek için benzersiz donanımlara sahip. Dahası, kıdemli liderlik rollerinde kadın temsiliyetinin artırılması sadece bir eşitlik sorunu değil, aynı zamanda iş açısından stratejik bir avanta
SÖZÜN ÖZÜ: LİDERLİKTE KADINLARIN ETKİLERİ
Araştırmalar sürekli olarak cinsiyet çeşitliliğine sahip liderlik ekiplerinin daha iyi finansal sonuçlar sağladığını gösteriyor.
Örneğin, liderlik pozisyonlarında kadınların bulunduğu kuruluşlar, çeşitlilik içeren ekipler daha geniş bir perspektif yelpazesine ve sorun çözme yaklaşımına sahip olacağından, genellikle yüksek bir inovasyon sergiliyorlar. Dahası kadın liderler, anlık sonuçları uzun vadeli gelişmeyi temin edecek stratejilerle dengeleyerek sürdürülebilir büyümeye odaklanıyorlar. Yetenek gelişimine, mentörlüğe ve kapsayıcı ortamlara öncelik verdiklerinden, çalışan bağlılığı ve kalıcılığı artıyor; bunlar, kurumsal başarı için olmazsa olmaz faktörler.
Çevikliğin ve inovasyonun çok önemli olduğu bir çağda kadınları liderlik rollerine daha fazla dahil etmek sadece doğru olanı yapma meselesi değil. Bu stratejik bir zorunluluk.
Kadınlar dünya nüfusunun yarısını, küresel işgücünün ise yüzde 39’unu oluşturuyor. Öz yeterlilik olmazsa olmaz bir psikolojik beceridir.





